Prof. Dr. Ali EKİZ

Prof. Dr. Ali EKİZ

Kadın Doğum ve Perinatoloji (Riskli Gebelik) Uzmanı

15 yılı aşkın mesleki geçmişi, binlerce vaka deneyimi, onlarca ulusal ve uluslararası araştırma makalesi ve en önemlisi güler yüzüyle, Kadın Doğum ve Perinatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali EKİZ yanınızda…

Perinatoloji (Riskli Gebelik)

Fetal Cerrahi Operasyonları

Kadın Hastalıkları & Doğum

Jinekolojik Operasyonlar

PROF. DR. ALİ EKİZ İLE RANDEVUNUZU OLUŞTURUN!

WhatsApp butonu üzerinden, Perinatoloji (Riskli Gebelik) Uzmanı Prof. Dr. Ali Ekiz’den randevunuzu oluşturabilirsiniz.

Prof. Dr. Ali Ekiz Tecrübesi ile Tanışın…

Bir anda ailenize yeni bir üyenin katılacağını, anne olacağınızı öğrendiniz ve hayat o günden sonra sizin için çok değişti.

Belki de dünyanın en güzel melodisiydi bebeğinizin kalp atışları… Bundan sonra atacağınız her adımda karnınızdaki bebeği düşünmek ve ona göre hareket etmek, siz anneler için her şeyden daha önemli.

Bir canlının rahminize düştüğünü öğrendiğiniz andan itibaren yaşam şeklinizi, beslenme tarzınızı, alışkanlıklarınızı ve daha birçok şeyi bir anda değiştirebilmeniz annelikten aldığınız kuvvet ve sevgi ile mümkündür.

Ömrünüzün sonuna kadar sürecek olan mucizevi hikayenizin ilk 9 aylık dönemi başladı…

Bu mucizevi süreçte tüm olumsuzlukları ortadan kaldırmak ve bebeğinizi en sağlıklı haliyle kucağınıza almanızı sağlamak için;

Bu süreçte vücudunuzda gerçekleşen muazzam değişimler, bebeğinizin gelişimi ve sizinle olan bağınızın güçlenmesiyle birlikte devam etti. Her an, bebeğinizin ilk hareketini hissetmek, doktor ziyaretlerinde kalp atışlarını duymak, ultrason görüntülerinde onun büyümesini görmek, bu özel sürecin heyecan verici anlarıydı.

Anneler, bu dönemde bir yandan fiziksel değişimlere uyum sağlarken diğer yandan duygusal bir yolculuğa çıkıyorlar. Bebeğinizin odasını hazırlamak, bebek ismi seçmek, doğum planı yapmak gibi hazırlıklarla geçen günler, anneliğe dair birçok beklenti ve umutla dolu.

Yavaş yavaş karnınız büyüdükçe, çevrenizdeki insanlar da bu mutlu haberi paylaşmak istiyor. Aile üyeleri, arkadaşlar ve sevdiklerinizle bu özel anılarınızı paylaşmak, sizi desteklemelerini ve bu özel süreci birlikte yaşamalarını sağlamak, bu sürecin daha da anlamlı hale gelmesini sağlıyor.

Her geçen gün, bebeğinizin gelişimine dair öğrendiğiniz yeni bilgiler ve hissettiğiniz duygularla dolup taşarken, annelikle ilgili kitaplar okumak, hamilelik egzersizleri yapmak ve doğumla ilgili hazırlıklar yapmak, bu süreci daha bilinçli ve sağlıklı bir şekilde geçirmenize yardımcı oluyor.

Bu 9 aylık mucizevi yolculuk, sadece fiziksel bir hazırlık değil, aynı zamanda duygusal bir olgunlaşma sürecidir. Karnınızdaki minik kalp, her an sizinle birlikte atarken, annelik duygusu sizi güçlendirir ve hayatınızı derinlemesine değiştirir.

15 yılı aşkın mesleki deneyimi, onlarca ulusal ve uluslararası araştırma makalesi ve en önemlisi güler yüzüyle Perinatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Ekiz yanınızda.

Unutmayın, her bebek yeni bir dünya demek…

CÜNEYT DOĞAN
CÜNEYT DOĞAN
2026-03-02
Merhaba hocam eşim esansiyel trombosit hastası ilk gebeliğinde preklamspi nedeni ile bebek 5 aylıkken alınmak zorunda kaldı sizin deneyiminize ve tavsiyenize ihtiyacimiz var eşim hamile bh arada
halime çavuş
halime çavuş
2026-02-28
22. Hafta Detaylı ultrasonu için gittik, çok tatlı biri. Her şeyi tek tek sabırla anlatıyor ve çok kibar. 13. Hafta ikili tarama testinde koç üni.’de bir kadın doktora gitmiştik sürekli karnımı dürtüp kendini kasma seninle uğraşıyorum daha 15 hasta bakıcam diyip durmuştu. Ali hocam yogun olmasına ragmen asla acele etmedi nerdeyse 45dk boyunca herşeyine baktı, iyi ki kendisini tercih etmişiz.
Sena
Sena
2026-02-20
Bu hafta içi 21+5 haftalıkken detaylı ultrason için araştırıp ve referans üzerine Ali hocayı tercih ettim. İyi ki de Ali hocayı tercih etmişim işlem tam 40-45 dk sürdü ve bize tek tek bebeğimizle alakalı kendisi incelerken her detayı atlamadan söyledi bizim aklımıza bir şey takılıp soracak bir sorumuz bile yoktu o kadar detaylandırdı. Aynı zamanda yanımızda eşlik eden hemşiresi de çok tatlıydı. Ali hocam zaten çok güler yüzlü pozitif ve sıcakkanlıydı. Her şey için teşekkür ederiz sizin gibi hekimler çoğalsın 🫶🏻💙🧿
Dilara
Dilara
2026-02-20
Gebelik sürecimden doğuma kadar her aşamada inanılmaz ilgili, sakin ve güven veren bir doktordu. Tüm sorularıma sabırla cevap verdi, en stresli anlarda bile içimi rahatlattı. Şaka bir yana, 10 kez doğuracak olsam 10’unda da gözüm kapalı kendisiyle çalışmak isterim 😊 İyi ki yollarımız kesişmiş 🙏🏼
BUSE YATIKÇI
BUSE YATIKÇI
2026-02-16
Buraya daha önceden kendi hikayemle alakalı bir yorumda bulunmuştum. Ali hocayla tanışmamızı hiçbir zaman tesadüfi bir süreç olarak düşünmedik eşimle. Öyle ki kızımızın adını bile doktorumuzun seçmesini istedik. İlk gebelik öykümüzde kötü haberi ondan almamızın bile bizim açımızdan bir sebebi vardı. Yanılmadık da. Sonrasındaki tüm sürecimi yine Ali hocayla devam ettirdim. Çünkü doktorunuzun bu süreçte en duygusal olduğunuz noktada sizi sizden iyi tanıması, bilgisiyle asla aklınızda soru işareti bırakmaması çok önemli. Aslında çoğu doktor işinin bir parçası olarak görmese de biz ‘annelerin’ tüm duyguları en yoğun yaşadığı bu zamanlarda süreci rahat geçirmemizi sağlaması, duygularımızla ilgilenmesi çok kıymetli. Her konuşmalarımızdaki detay aklıma kazınmış olsa da “çocuğunu sağlıkla kucağına verebilmek için elimden ne gelirse yapacağım” cümlesi beni o süreçte motive eden, kaygımı azaltan ve aslında bunları hissetmemi sağlayan ‘yapacağını bildiğim inanç’tı. Gerçekten de öyle oldu. Hafif bir kanama görüp muayeneye gittiğimde dekolman olduğunu söyleyip kendi aracıyla beni hastahaneye götürdü. Herhalde muayene edilip ameliyata alınmam on beş dakika kadar sürmüştür. Sayesinde kızım da ben de hayattayız. Kızımın yoğun bakım sürecinde bile benim ne hissettiğimle ilgilenmiş, beni yine ayakta tutan cümleler kurmuş. Hocam çok kıymetlisiniz. Tek olumsuz yanınız insan size alıştıktan sonra diğer doktorlarda da aynı yaklaşımı arıyor. :) Ve yine size söylediğim gibi “sizin hastanız olmanın hakkını verdim ben.”:) Hakkınızı hiçbir zaman ödeyemem. Ne yazsam eksik kalır. İyi ki varsınız. Her geldiğimizde bizi güler yüzle karşılayan tüm ekibinize de sevgilerimi iletiyorum.
Mustafa efiloğlu
Mustafa efiloğlu
2026-02-11
Doktorumuzun önerisiyle detaylı ultrason için Ali beye gittik. Gitmeden önce hasta yorumlarını okuduk neredeyse tüm yorumlar çok olumluydu. Bu yorumların abartıldığını düşünmüştüm ama gerçekten o kadar memnun kaldık ki büyük bir sabırla kendi bebeğine bakar gibi ilgilendi detaylı bir şekilde herşeyi anlattı. Umarım böyle doktorlarımızın sayısı artar. Hiç düşünmeden tercih edebilirsiniz.
Даяна Христова
Даяна Христова
2026-02-10
Sayın Prof. Dr. Ali Ekiz, Merhaba doktor… Bugün bu satırları, kollarımda bir hayat tutarken yazıyorum. Artık korkudan değil, **şükür ve minnetten titreyen** bir kalple. Size söylemek istediğim en önemli şeyle başlamak istiyorum: **O doğdu.** Beklediğimizden daha erken ama **canlı, sağlıklı ve güçlü**. Bugün kollarımda olan küçük bir prenses. Ama bu noktaya gelene kadar… umutlarımın elimden alındığı bir yoldan geçtim. Bulgaristan’da hiçbir annenin duymaması gereken sözler duydum. Şüpheler. Korkular. Henüz kesinleşmeden söylenen teşhisler… Uykularımı, inancımı, anne olma sevincimi çalan kelimeler. Bana çocuğumun **Down sendromu olabileceği** söylendi. Soğuk bir şekilde. Desteksiz. Umutsuz. Ve sonra size geldim. Beni nasıl karşıladığınızı asla unutmayacağım. Bir “vaka” olarak değil, **çocuğu için korkan bir kadın** olarak gördünüz beni. Bana boş umutlar vermediniz. Ama çok daha kıymetli bir şey verdiniz: **İnsanlıkla söylenmiş gerçek.** Baktınız. Açıkladınız. Sakinleştirdiniz. Ve her fetal morfoloji kontrolünde, benden alınan umudun bir parçasını geri verdiniz. Sayenizde korkum yavaş yavaş geri çekildi. Yeniden nefes almaya başladım. Yeniden inanmaya başladım. Hamileliğimi korkuyla değil, umutla yaşamaya başladım. Siz sadece bir bebeğin gelişimini takip etmediniz. Siz, **bir annenin dağılmasını engellediniz**. Bugün kızıma baktığımda biliyorum ki, onun hayatında sizin de bir iziniz var. İlk nefesinde. Nefes alışında. Ve benim hamileliğimi korkuyla değil, umutla tamamlayabilmemde. Sayın Prof. Dr. Ali Ekiz, profesyonelliğiniz, sakinliğiniz, insanlığınız ve bir annenin elinden alınmaması gereken şeyi – **umudu** – bana geri verdiğiniz için size yürekten teşekkür ederim. Derin bir minnetle, Dayana Hristova ve küçük Angel Anastasia 🤍
Ayşenur Meriç
Ayşenur Meriç
2026-02-06
Doktorumuzla tanışmamız 2024 Ocak ayındaydı, 20haftalık hamileydim ve bir gün öylesine bebeği görürüm diye gittiğim bir kadın doğum doktoru bebeğin kalbindeki ana damarlardan birini göremediğini hemen yarın ayrıntılı ultrason için bir perinatoloğa gitmemi söyledi. Zaten 2hafta sonra İstanbulda (ben Tekirdağda yaşıyorum) bir perinatoloğa randevum olduğunu söylediğimde ‘bekleme’ dedi ve yarınki gün cumartesiydi. Eşim 6-7 doktor aradı ancak hepsi dolu olduğunu bizi kabul edemeyeceğini söyledi. Ali bey de dolu olduğunu ancak sabah erkenden gidersek yardımcı olabileceğini söyledi. Çok kötü günler olduğu için pek hatırlamıyorum ama çok uzun uzuun bir ultrason yaptıktan sonra bebeğimin kalbindeki çoklu anomaliyi bize en az bizim kadar üzgün bir şekilde anlattı, gerektiği şekilde yönlendirdi. Çıkarken sadece ağladığımızı ve Ali beyin “inşallah sağlıklı çocuklarınız olur da onlar için görüşürüz ilerde” dediğini hatırlıyordum. O kötü günleri atlattım ve 2025 Haziran ayında yeniden hamile olduğumu öğrendim, kendi şehrimde övülen bir kadın doğumcuyla takiplere başladım, eşimdeki kromozom anomalisi taşıyıcılığı sebebiyle 16. Haftada bana amniyosentez yapacağını söyledi, o noktada başka bir doktora daha danıştım ‘İstanbul yakın, amniyosentez yapılacaksa bir perinatoloğa yaptır’ dedi. O anda eşimle ikimizin aklına sadece bir isim geldi tabi ki: Ali Ekiz. Hemen randevu alıp gittik, 17. Haftada amniyosentezimi yaptı, sonuçlar çıktığında kendisi arayıp bilgi verdi. Sonrasında gebelik takibinde de sürekli Ali hocamla devam ettik, ultrason yaparken her şeyi tek tek anlatması, sorularıma sabırla cevap vermesi, çok güçlü iletişimi, en ufak detayı uzun uzun açıklaması, sakin ama ayrıntıcı oluşuyla sürecimizi çok güzel yönetti. Dün Ali hocam 39. Haftada bebeğimin doğumunu yaptırdı. Gözünüz kapalı güvenebileceğiniz, sizin için en iyisini düşündüğünden emin olabileceğiniz harika biri. Tüm süreç için minnettarım kendisine.
lutfiye gulsoy
lutfiye gulsoy
2026-01-30
3.bebeğine hamiş bir anne olarak yazıyorum😊Ali Bey’e detaylı usg için gittim.Yaşadığım en huzurlu,en keyifli muayeneydi..Güven ve huzur dolu bir ortamda,her şeyi tek tek en ince ayrıntısına kadar anlatıp gösteren harika bir hekimle yol almak bu yolculuktaki her annenin hakkı bence 🥰Ne kadar teşekkür etsem az kalır iyi ki Ali bey ve ekibiyle yollarımız kesişti,her msjıma nezaketle dönüş yapıldı kusursuz ve sorunsuz bir süreç oldu benim için …iyi ki varsınız ve hep var olun 😌
Aleyna Sevcan
Aleyna Sevcan
2026-01-24
Ali hocama hem 12. Haftada ikili test için hem de 22. Haftada detaylı ultrason için gittik kendisinin ilgili yaklaşımı ve her şeyi açıklayıcı bir şekilde detaylı olarak anlattığı için kendisine çok teşekkür ederiz.

Sıkça Sorulan Sorular

Perinatoloji, yüksek riskli ve problemli gebelikleri belirleyen, annen karnında bulunan bebeğin hastalıklarının tanısı ve tedavisi ile ilgilenen bir bilim dalıdır.

Hamilelik döneminde negatif durumları teşhis eden ve gerekli tedaviyi uygulayan Perinatolojide amaç, gebelik takibini ve gerekli tedaviyi planlamaktır.

Perinatoloji;

  • Anne adaylarının ve bebeklerinin sağlıklarının düzeltilmesi,
  • Fetal anormalliklerin erken tanısı,
  • Kromozomal anormalliklerin taranması,
  • Düşüklerin ve ölü doğumların engellenmesi,
  • Erken doğumun önceden belirlenip önlenebilmesi,
  • Çoğul gebeliklerde oluşabilecek problemlerin teşhisi

alanlarında çalışır.

  • Düşük yapmak ve düşüğün tekrarlanması
  • Erken doğum
  • Çok zayıf ve çok kilolu bebek doğumu
  • Gebelik döneminde zehirlenme
  • Doğum sırasında aşırı kanama yaşama
  • Miyom ameliyatı geçirmiş olma
  • Rahim yırtılması
  • Dış Gebelik

Riskli gebelik çok geniş bir hasta grubunu kapsamaktadır. Riskli gebelik yaşama ihtimali olan kişilerin gruplandırılması;

  • Anne adaylarının mevcut riskleri
  • Bir önceki gebelik döneminden gelen riskler
  • Fetusa ve doğuma ait riskler
  • Detaylı Fetal Ultrasonografi
  • Fetal Anomaliler
  • Fetal Ekokardiyografi
  • Fetal Kalp Anomalileri
  • Prenatal Tanı
  • Anne Karnında Tanısal İşlemler
  • Gebelik Komplikasyonları
  • Dört Boyutlu Fetal Görüntüleme
  • Anne Karnında Genetik Hastalıkların Tanısı
  • Risk Gebeliklerde Danışmanlık
  • Çoğul Gebeliklerin Yönetimi
  •  

Üçlü tarama testi veya “Triple test” de denilen 3’lü test, hamile kadınların gebeliğinin 16. ve 20. haftaları arasında yapılan bir taramadır.

Anne adayından alınan kan örneğinde, 3 adet farklı hormon ölçümü yapılır. Yapılan bu hormon ölçümünü, anne adayının yaşı, kilosu, sigara kullanıp kullanmadığı gibi değişkenler ve hamilelik haftası ile beraber özel bir bilgisayar programına girilerek işleme tabi tutulur.

Gebelikte bebeğe ait özellikle Tizomi 21 (Down sendromu), Trizomi 18 (Edwards Sendromu) gibi kromozom bozukluklarıyla birlikte “Nöral tüp defektleri” adı verilen anomalilerin taranmasıdır. İkili testte olduğu gibi üçlü test de riskli grubu tarayan bir tarama testidir. Üçlü testin Down sendromu saptamadaki başarısı yaklaşık % 70’tir.

Üçlü testin tek avantajı AFP’nin yüksek olması durumunda nöral tüp defekti (omurga kapanma bozukluğu) için uyarıcı olmasıdır. Ancak nöral tüp defektinin ultrason ile saptanabilen bir patoloji olmasından ve AFP ölçümünün tek başına yapılabilmesinden dolayı ikili test sonucu normal olan hastalara üçlü test uygulanmasına gerek yoktur.

Servikal yetmezlik ya da rahim ağzı yetmezliği rahim ağzının gebeliğin devamına izin verecek yeterlilikte olmaması durumundur.

Böyle gebeliklerde gebeliğin ilerlemesiyle rahim ağzı ya da serviks kısalır ve açılır neticede erken doğum ile sonuçlanır. Bu durum bazen 16-20 hafta arası yaşayamayacak kadar küçük bir feüsün düşmesi ile bazen de 24-34 hafta arası yoğun bakımda yaşatılabilecek bir fetüsün erken doğumu ile sonuçlanır.

Genel olarak sebebi tespit edilememekle birlikte servikal yetmezlik konizasyon gibi rahim ağzında doku kaybına neden olan operasyonlar, genellikle 14-16 haftalar arasındaki kürtajlar, doğuştan rahim anormallikleri ve normal doğum travmaları gibi sebeplerden kaynaklanabilir.

Bir defa böyle bir gebelik kaybı yaşanmış ise daha sonraki hamileliklerde rahim ağzı uzunluğu takip edilmeli, bulgulara servikal serklaj (rahim ağzının dikilerek daraltılması işlemi) gerekliliği açısından hasta değerlendirilmelidir.

Rahim ağzında açılmanın olduğu durumlarda ise bu işlem acil şartlarda yapılabilmektedir. Ancak işlemden sonra erken doğum, rahim enfeksiyonu ve amnios kesesinin açılması (su gelmesi) ihtimali vardır. Özellikle acil olarak yapılan veya 20. gebelik haftasından sonra yapılan işlemler daha risklidir.

  • Amniyon sıvısının normalden fazla olması durumuna “polihidramnios” denir. Sıvı miktarının 2000 ml’den fazla veya ultrasonda ölçülen amnios sıvı indeksinin 24 cm’nin üzerinde olmasıdır. Tüm gebeliklerin %0.4-.3.3’ünde izlenir. %2.6 da çoğul gebeliklere bağlı olarak gelişir.

    Nedenleri;

    • Annede diyabet olması
    • Doğumsal anomali ve genetik sendromlar

    İdiyopatik: Polihidramniosun %34’ünde bir neden bulunamamaktadır.

Gebelik döneminde bebeğin her anını, gelişim evrelerini ve genel sağlık durumu hakkında bilgi sahibi olmak çok önemlidir. Bu nedenle gebelik döneminde anne adayının ve bebeğin gelişimi ayrıntılı bir şekilde takip edilir. İşte gebeliğin başından sonuna kadar doktora ve anne adayına gebelikle ilgili her konuda bilgi veren mucizevi icatlardan birisi olarak ultrasonografi gösterilebilir.

Detaylı ultrason (ikinci düzey ultrason, renkli ultrason) genellikle 20-23. haftalar arasında yapılan bir incelemedir.

Tüm organlar detaylıca değerlendirilir ve yeni doğan bebeklerde görülebilecek hastalıkların %80-90’ına tanı konabilir.

Bu inceleme bebeğin anne karnındaki check-up’ı olarak da düşünülebilir. İnceleme ortalama yarım saat kadar sürer. Bebeğin pozisyonu, hareketliliği, annenin cilt altı yağ dokusuna göre daha kısa veya daha uzun da sürebilmektedir.

  • İkiz veya çoğul gebelikler
  • Fetusta gelişme geriliği
  • Bebekte kan uyuşmazlığı
  • Suyun normalden az ya da fazla olması
  • Rahim içinde duruş bozukluğu
  • Bebekte tespit edilen hastalıklar
  • Çoklu gebelik doğumları
  • Bebek eşinin rahim duvarına anormal yapışması
  • Bebek eşinin bebekten önde gelmesi
  • Aşırı kanama riski
  • Rahim alma riski
  • 4’lü Tarama Testi, hamilelik süresince temelde bebeğin Down Sendromu açısından tarandığın testlerden biridir. Dörtlü testin Down Sendromunu saptamamadaki başarısı yaklaşık % 75’tir.

    Dörtlü test ismini gebenin kanından bakılan dört parametreyi kullanarak sonuç verdiğini için böyle isimlendirilmiştir.

    Bunlar; Alfa-fetoprotein (AFP), İnsan Koryonik Gonadotripini (HCG), İnhibin A ve Estriol!dür. 4!lü tarama testi hamileliğin 16. ve 20. haftaları arasında uygulanmalıdır. İdeal olarak, 16. ve 18. Haftalar arasında da uygulanmaktadır.

    Test, aynı zamanda AFP sayesinde fetüsün beyninde, omuriliğinde ve merkezi sinir sistemindeki (sinir yolu) diğer sinir dokularında herhangi bir bozukluk veya sorun olup olmadığını ölçer.

    Dörtlü Tarama Testi, yapılan ultrasonografi sonrası anneden alınan kan örneğiyle uygulanır. Kan örneği, incelenmek üzere laboratuvara gönderilir. Sonuçları almak, birkaç günü bulabilir.

Hamileler için, günlük ideal kalori alımı miktarı 2.500-2.700 arasıdır. Yenilen besinlerin içerisinde mutlaka vitamin, mineral ve nutrientler olmalıdır.

Ayrıca protein ve kalsiyum alımı da çok önemlidir. Dört temel besin grubu olan et, süt, tahıllar, meyve ve sebzeler her gün düzenli bir şekilde alınmalıdır. Protein kaynağı olan tavuk, et ve kurubaklagil hamilelik süresi boyunca tüketilmesi büyük önem taşır.

Besinlerin, mutlaka tüketilmeden önce iyice yıkanması gerekmektedir. Ayrıca, mevsim dışı olan meyvelerin tüketilmemesine önem gösterilmelidir. Hamilelikte en önemli bir diğer faktör ise sıvı tüketimidir. Vücuttaki günlük sıvı miktarının tamamlanması hem bebek için hem de anne için oldukça faydalıdır. Bu sıvı su, ayran, taze meyve suları ve sütten karşılanabilir.

Hamileliğin başlangıç dönemi, yani ilk 3 aylık dönem, gebelerin en az kiloyu aldığı süreçtir. Bu süreçte alınması gereken ideal kilo 1 ila 2,5 kilo arasındadır. 3 aylık sürecin devamında da her ay yarım kilo alınması gereklidir. Ancak aşırı kilolu anne adaylarına haftada 250 gr. alması gerektiğini özellikle belirtmek gerekir.

Eğer doktorunuzun tavsiye ettiği kilo alımının üzerine çıkarsanız; Doğumun sezaryen olarak gerçekleşme olasılığı %20 ila %30 aralığında artabiliyor.

Ayrıca bel ve kalça ağrılarından şikayetlenme, tansiyon yükselmesi gibi sorunlar da ortaya çıkabiliyor. Tüm bu şikayetler zor bir doğum yaşamanın kaynağını oluşturuyor. Gebelik döneminde gerekenden daha az kilo alımı ise beslenme yetersizliğinin göstergesidir. Bu durum bebekte gelişme geriliği yaratabilir.

Gebelik sırasında hormonlarda meydana gelen değişiklikler nedeniyle yatkınlığı olan kişilerde şeker hastalığı ortaya çıkar. Toplumun özelliklerine göre tüm gebeliklerin %6-7’sinde şeker hastalığı görülür. Bunların % 90’ı gestasyonel, yani gebelikte ortaya çıkan diyabettir.

35 yaş üstü annelerde, obezlerde, daha önce doğurulmuş iri bebek veya gebelikte ortaya çıkan diyabet öyküsü olanlarda ve ailesinde diyabet öyküsü olanlarda görülme sıklığı daha fazladır.

Gebelik diyabeti gebeliğin 24-28. haftalarında yapılan seker yükleme testi ile tespit edilir. Bu testler her gebelikte yapılmaktadır. Gebelikte adı yanlışlıkla şeker yükleme testi olarak bilinen ve gerçek bilimsel adı “Glukoz Tolerans Testi” olan gebelik şekeri hastalığının tanı testinin anneye veya fetüse bir zararı yoktur.

Oral glukoz tolerans testi tek aşamalı veya iki aşamalı olarak yapılır. 75 gr. glukoz tek aşamalı yükleme testinde 8 saatlik açlık sonrası şeker içildikten sonra 1. ve 2. saatte kan değerlerine bakılır.

50 gr şeker testi ise aç olmadan bakılan test ile 1. saat kan şekeri ölçümü ve eğer yüksek ise 100 gr.’lık 1., 2. ve 3. saatte kan şekeri değerlerine bakılan testlerdir. Bu testlere sadece açlık ve tokluk şekerlerinin bakıldığı tahliller alternatif değildir.

Gebelik diyabeti tespit edilen hastalarda tedavi kan şekeri regülasyonunun diyet ve egzersiz ile normal seviyelerde tutulmasını sağlamaktır. Eğer başarılı olunamazsa tedavide insülin uygulaması yapılmalıdır. Evde kendi kendine kan şekeri takibi öğretilir ve tıbbi beslenme tedavisi anlatılır.

Tıbbi beslenme tedavisindeki amaç; gebenin diyetinde karbonhidrat, protein ve yağ dengesini düzenlemektir. Açlık kan şekerinin 95 mg./dl altında tutulması ve 1. saat tokluk 145 ve 2. saat tokluk şekerinin 125’nin altında tutulması hedeflenir.

Eğer tıbbi beslenme tedavisi ve egzersiz ile hedeflenen kan şekeri değerlerine ulaşılmadıysa gebeye insülin tedavisi önerilir. İnsülin başlandıktan sonrada gebe diyet yapmaya ve kendi kendine kan şekeri ölçümüne devam etmelidir.

Anne adayının;

  • 18 yaş altı ve 40 yaş üstünde olması
  • Tekrarlayan düşük geçmişinin olması
  • Aşırı zayıf ya da aşırı kilolu olması
  • Eşiyle akrabalık ilişkisinin bulunması
  • Normalin üzerinde sigara ya da alkol tüketmesi
  • Tansiyon, guatr, kalp, şeker, karaciğer, damar, epilepsi tiroid hastalıklarından biri ya da birkaçının var olması
  • Geçirilmiş önemli ameliyatlarının olması,
  • Herhangi bir sebeple ilaç kullanımı

mevcut riskler arasındadır.

PROF. DR. ALİ EKİZ'İ INSTAGRAM'Da da Takip Edin!

Aşağıdaki butona tıklayarak, Instagram hesabımızı takip edebilirsiniz.

PROF. DR. ALİ EKİZ'İ Youtube'Da da Takip Edin!

Aşağıdaki butona tıklayarak, YouTube kanalımıza abone olabilirsiniz.

Basın Odası

Profile Picture
Prof. Dr. Ali EKİZ Kadın Doğum ve Perinatoloji Uzmanı
×
Merhabalar. 🙋🏻‍♂️
Mesajınızın ardından asistanlarım, en kısa zamanda sizinle iletişime geçecekler. Teşekkürler. 🙏